Gönderen: gelecekte | Ekim 30, 2008

HAMDOLSUN YAKINDA BİZİMDE BİR KRİZİMİZ OLACAK

 

Tahminlerinde hiç şaşmayan Strateji uzmanı Erhan Göksel;
YARININ TÜRKİYE’YE NE GETİRECEĞİNİ ODATV’YE ANLATTI!
Odatv.com ‘Küresel Kriz’in Türkiye’deki yansımalarını yazmaya ve araştırmaya devam ediyor.
Doların hızla artmasıyla beraber, “krizden çok fazla etkilenmemek için önlemlerin neler olabileceği, cari açığın nasıl kapatılacağı, Merkez Bankası’nın neler yapması gerektiği”ni Strateji Uzmanı Erhan Göksel, Odatv:com’a değerlendirdi.
İşte Erhan Göksel’in açıklamaları:
“Şimdi Türkiye, vahim sonuçlara gebe. Bir kere dünya, herkes, Türkiye de dünyadaki küresel sermayenin lideri Amerika ve bir iki Avrupa ülkesi bazı kararlar alacak, bizi de kurtaracak, dünya ekonomisi kurtulacak, bizi de kurtaracaklar bekleyişi içine girdiler. Maalesef başta hükümet ve Türk burjuvası var. Artık herkesin, kendi başının çaresine bakacağı bir döneme giriliyor. Hiç kimsenin kendi evinde yangın varken, başka tarafı düşünecek hali yok. Bir kere Türk ekonomisi son derece, İngilizce tabirle fragile / kırılgan. Anormal derecede büyük bir cari açığı var, gayri safi milli hasılaya oranı 7.3. Hatta daha da yüksek. Büyük bir ticaret açığı var. Ülkede bu cari açığı kapatmak için astronomik oranda yurtdışından gelen sıcak paraya faiz ödüyoruz. Dünya ölçeğinin iki katı. Artık bu ödediğimiz rakamların tekrar iki katına çıkması çok muhtemeldir.
Merkez Bankası, bu krizi yönetemiyor. Hükümet zaten anlamıyor. Merkez Bankası da Kemal Derviş’in 2001 yılında durdurduğu döviz depo ihalesini açmakla büyük bir hata işledi. Yabancıların yurt dışına gitmesini finanse eder hale geldik ve bugün de limitleri iki katına çıkartmış döviz işlemlerini bankalar arasında. Hükümet bankaların batmasından korktuğu için, Merkez Bankası böyle iki ucu keskin kılıcın üzerinde yürüyor. Bu önlemleri almasa Türkiye’de bankalar batacak. Öbür taraftan bu önlemleri almak demek; yurtdışına gitmeye karar vermiş olan sıcak paranın döviz talebine, Türk lirasından dövize dönerken; dövizin aşırı pahalılaşacağına yol açacağı için yabancılar da hareket edemiyorlardı. Şimdi biz yabancılara döviz satarak, bir anlamda döviz ne kadar yükselirse yükselsin daha da yüksekten işlem görmesini önlüyoruz. Kısa sürede Türkiye’deki Merkez Bankası’nın bütün dövizleri de dâhil eriyecektir. Bundan sonra yeni borçlanma yapamayacaktır. Özel ve bankacılık sektörünün maliyetleri çok artacaktır. Türkiye hiçbir konuda kredi bulamayacaktır. Yurtdışında iş yapan müteahhitler banka mektubu bulamayacaktır. Bu bir finans kriziydi. Ekonomik kriz henüz başlamadı. Finans demek kapitalizmde; üretim sektörünü destekleyen sermaye demektir. Kapitalizm üretim demektir. Kapitalizmin damarları içinde akan kan sermayedir kısa tabiriyle. Şimdi çok ciddi biçimde kan tablosunda problem vardır. Bu, organizmanın yaşamasını engelleyecek bir şeydir. Bir iki ay sonra Türkiye’de, herkesin reel sektör dediği ‘üretim anormal bir darbe yiyecektir. Asıl ekonomik kriz o zaman gelecektir. Büyük işsizlik dalgaları, büyük üretimlerin daralması, fabrikaların kapanması ve deflasyon dediğimiz, mallar satılamadığı için fiyatları düştüğü ama maliyetler düşmediği için negatif başlayacaktır ve bu, Türkiye’deki üretim sektörünü ortadan kaldıracaktır. Bu, bütün dünya için geçerli, bizim için iki kat daha geçerli. Böyle bir noktada, önümüzdeki yerel seçimlere, nisana kadar ben dolar 2 YTL olur diye beklerken; bu 2,5 YTL’yi bile çok rahatlıkla aşabilecek döviz trendine gidiyor. Bana sorarsanız Merkez Bankası bugün doları 2 YTL yaparak piyasaları rahatlatmalı, yurt dışına döviz çıkışına da engel olması gerekirdi. Tam tersini yapıyorlar. Euro / Dolar paritesi, bir yıldır bas bas bağırıyorum size de üç kere açıklamada bulundum, geçen sene ben Ocak 2008’de dolar / euro paritesi 1.60’ken; 1.30’lara inecek diyordum dün 1.25’i gördü. Bu gidişle, dolar / euro paritesi 1’e doğru gidiyor.
Bizim, Türkiye’nin ekonomisiyle uğraşanların anlayamadıkları şey şu; dünyada Amerika’nın ekonomisi çökerken nasıl oluyor da dolar değer kazanıyor? Bu da ayrı bir ders konusu. Derslerini çalışması gerekir. Kimsenin Türkiye’de derslerini çalıştığı yok. Benim en büyük endişem, bu kadar büyük bir ekonomik krizin bas bas bağırarak geliyor olmasına işte ‘hamdolsun bize dokunmaz, hamdolsun teğet geçelim’ diyen hükümet, olup bittiğini anlamadığı ve üzerinden atılan kurşunları görmekten aciz olduğu için maalesef birkaç ay içinde Türk ekonomisi, tam anlamıyla duvara çakılacaktır. Bunu söylemekten de hicap duyuyorum ama yapacak bir şey yok. Çok acil önlemler alınması gerekir. Cari açık dâhil her türlü önlemi almaları lazım. Bunları alamayacaklarına eminim. Özel sektörün adeta batmasına göz yumuyor veya bir hesaplaşma içinde diye de düşünüyorum hükümeti. Özel sektörün borçları hükümeti ilgilendirmiyor şeklinde davranılıyor. Hâlbuki özel sektör, artık Türkiye’de her şey özelleştirildi ve devlet sektöründe devletin ekonomideki payı çok küçüldüğü için, Türkiye ekonomisi demek, hükümetin sorumluluk aldığı % 75 zaten özel sektörün alanı. Özel sektörü anlamıyorlarsa; delalet ve cehalet içindeler. Ama anlıyorlar da önlem almıyorlarsa özel sektörün batışına, ben bunda kasıt ararım. Türkiye’deki sermaye yapısını değiştirmeyi hedefliyor hükümet diye düşünüyorum. Düşünüyorum dediğim varsayıyorum. Bu tabi tehlikeli bir varsayım ve inşallah yanılıyorumdur.
Bugün medyada, Merkez Bankası döviz satsın türünden bir yığın yazı var. Merkez Bankası döviz sattığı zaman yurtdışına çıkmaya çalışan yabancıların kolay yoldan döviz bulmasına yol açar. Eğer Merkez Bankası bugün ani bir kararla, doları 2 YTL gibi bir rakama endekslerse, bazen bir kural olarak yapabilir bunu. Böyle bir noktada yabancıların yurtdışına çıkışı zorlaşır. Türkiye’deki 130 milyar dolarlık yabancı çıkışını yavaşlatmıyor. Bunların kesin olarak çıkacağı ortadadır. Ama yavaş çıkışı ekonomide az hata yaratır. Eğer hızlı çıkarsa tıpkı deniz kenarına gittiğinizde tatlı tatlı gelen dalgaları düşünün, o dalgalar ayağınızı ıslatırken, geri çekilirken bütün çakıl taşı kumu toplar. Şu anda paralar Türkiye’den çekilirken; ani bir çekiş yaptıkları an deniz dalgaları gibi Türkiye’deki ekonominin bütün fazlalıkları yani bütün ekonomik üretimi toplayarak götürür. Bu çok büyük bir faciadır. Ne yazık ki Türkiye’deki ekonomiyle uğraşan pek çok köşe yazarı, pek çok ekonomist Türkiye’nin değil, yabancıların menfaatlerini korumaktadır.Yabancılar ellerinde basma tulumba gibi kendileri döviz alırken Türk halkının döviz satması talebini yaratmak istiyorlar ki dolar yeteri kadar yükselmeden kendileri ucuz fiyattan döviz alabilsinler. Merkez Bankası da bizzat buna çanak tutuyor. Merkez Bankası ve hükümet cehaletten yapıyorsa bu işi söyleyecek bir şeyim yok. Ama eğer işin içinde başka bir şey varsa Türkiye’ye ihanet ediyorlar.”
Odatv.com


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: