Gönderen: gelecekte | Kasım 7, 2008

KRİZE BİR DE BU YÖNDEN BAKALIM

Ekonomik kriz karşısında hep bankalarımız şöyle

 

güçlü,holdinglerimiz ve iş adamlarımızın en az iki yıl

yetecek zulaları ver gibi söylemlerle,sanki bu kriz

sadece işverenlerin kriziymiş gibi sunuluyor.

Ama

asıl zararı gören işçi kesimi.Bir defa duydunuz mu

basında ya da yetkililerimizin ağzından:bu küresel

ekonomik krizde işçilerimizin de ”en az iki yıllık

zulaları var”boşuna krizi falan bahane etmesinler

gibi söylemler.

Ben duymadım.

İşte benim demem o ki , biraz da zaten sürekli krizde

olan , son günlerde ise işten atılma korkusu veya

atılmış olmanın verdiği işkenceyi yaşayanlara ve

onların temsilcilerine kulak verelim .

 

 

Sendikaların krize karşı talep ve mücadele programı açıklandı.

Birleşik Metal-İş Sendikası’nın, DİSK ve Türk-İş’e bağlı bazı sendikaların katılımı ile bilim insanlarıyla gerçekleştirdiği atölye çalışması sonuçlandı. 31 Ekim-1 Kasım tarihlerinde geçekleşen çalışmanın sonucu ‘Talep ve mücadele programı’ açıklandı. Atölye çalışmasında krizin nedenleri, işçi sınıfına ve emekçilere nasıl yansıyacağı ile bu dönemde işçilerin ve emekçilerin taleplerinin ve mücadele programının neler olması gerektiği ayrıntılı bir biçimde tartışıldı.

TALEPLER
Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu’nun yaptığı açıklama ile duyurulan programda yer alan talepler şöyle sıralandı:
İşten çıkarmalar, mevcut haklar korunarak, iş yoğunluğu arttırılmadan, yasaklanmalıdır. Bu süreçte işten çıkarılanlar işlerine iade edilmelidir.
Çalışma süreleri ücret kaybı olmadan ve çalışma koşulları ağırlaştırılmadan 40 saate düşürülmelidir.
Devlet, çalışmak isteyen herkese insan onuruna yakışır bir iş garantisi vermelidir.
Çalışamayacak durumda olanların temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir gelir sağlanmalıdır.
Taşeron sistemi, güvencesiz çalışma, geçici çalışma sözleşmeleri ve uygulamaları yasaklanmalıdır.
İş kazaları ve meslek hastalıklarına neden olan ortamlara izin verilmemelidir.
İşsizlik fonunun sermaye ve devlete aktarılmasına son verilmeli; fondan yararlanma koşulları işçilerin lehine değiştirilerek, işçilerin ihtiyaçlarına aktarılmalıdır.
Doğal gaz, elektrik, su, gıda, kira, ulaşım, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçları karşılayan mal ve hizmetlere yapılan zamlar geri çekilmelidir.
İşçilerin ve emekçilerin kredi kartı borçlarına uygulanan faizler iptal edilmelidir.
Temel ihtiyaç mallarına konulan dolaylı vergiler tamamen kaldırılmalı; varlıklı kesimler ve büyük şirketlerden alınan vergiler arttırılmalıdır.
Asgari ücret vergiden muaf tutulmalıdır.
Kriz dönemlerinde küçük esnaftan vergi alınmamalı, stopaj uygulamasına son verilmelidir.
Mali disiplin uygulamaları kaldırılmalı, bütçeden sermayeye değil emekçilere kaynak aktarılmalıdır.
Kriz sürecinin olumsuzluklarını daha fazla yaşayacak olan kadınların, özgül talepleri göz önünde bulundurulmalıdır.
Örgütlenme önündeki her türlü engel kaldırılmalıdır.

KRİZ, KAPİTALİZMİN KRİZİ
Açıklamada şu saptamalara da yer verildi: “Emperyalist ülkelerde finans alanında patlak veren, kapitalizmin büyük krizlerinden biriyle karşı karşıyayız. Finans alanına yatırılan değerler, üretim sürecinde artı-değer sömürüsünden elde edilen değerlerdir. İşçi ve emekçilerin yarattığı artı-değeri yeniden üretime yatırmak giderek güçleşmiş ve sermaye finansal alana yönelmiştir. 1970’lerde başlayan bu eğilim son dönemde hızlanmış ve finans balonu giderek şişmiştir. Şişen balonun patlaması kaçınılmazdı ve sermaye kendi doymak bilmez hareketinin sonucunda krizle karşı karşıya kaldı. Kriz, finans alanının krizi olarak görünmekle birlikte asıl olarak kapitalist üretimin krizidir. Ve krizin üretim alanındaki sonuçları şimdiden ortaya çıkmaya başladı. Sermaye yasal dayanak ve fiili uygulamalarla, her krizde işten çıkarmalarla, reel ücretleri düşürerek, dolaylı vergileri arttırarak, sosyal hakları gerileterek, batan bankaların zararlarını toplumun sırtına yükleyerek faturayı işçi sınıfı ve yoksul halka çıkarmaya çalışıyor. Bunun can alıcı sonuçlarını en son 2001 krizinde yaşadık. Sermaye bugün de işten çıkarmaları, sıfır zammı, ücretsiz izinleri, kazanılmış ekonomik ve sosyal hakların gaspını gündeme getirmeye başlamıştır.”

MÜCADELE ÇAĞRISI
Krizin faturasının, işçi ve emekçilere kesilmesine izin vermeyeceğiz. Denilen açıklamada tüm sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve emekten yana güçler kapitalizmin krizinin sonuçlarına karşı birlik olmaya ve mücadele etmeye çağırıldı

 Ne  dersiniz haksızlar mı?


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: