Gönderen: gelecekte | Kasım 16, 2008

SEÇKİNLER İKTİDARINDAN,İKTİDAR SEÇKİNLERİNE

Aslında  Yiğit Bulut’un bu yazısının gerçek başlığı”SİYASETTEKİ DEĞİŞİM EKONOMİDEN GELİYOR”du.

Ama ben içeriğini okuyunca içimden böyle bir başlık koymak geldi.

Okuyalım….

Siyasetteki değişim ekonomiden “geliyor”…“Geliyor” ifadesini tırnak içinde yazdım. Daha önce özellikle “sıcak para etkisiyle” içeride “siyasi rant maksimum” noktadayken, bu tezi kaleme almış ve iddiamı 2000 Ocak-2001 Şubat döneminde yaşananlar ve “siyasi tablo’daki değişim” ile detaylandırmıştım.

Bugün “geliyor” diye yazıyorum… Yaşayarak görüyorum 2003-2007 Kasım arasında “ekonomik mucize algılaması” ile “şahlanan” iktidar, günden güne eriyor… Piyasalar bozuluyor, işsizlik artıyor, kur patlıyor, enflasyon sapıyor ve “iktidar” inananlarını kaybediyor… Uzun lafın kısası siyasetteki değişim, ekonomiden geliyor…

Peki AKP yüzde 46 oyu nasıl almıştı?

Türkiye’nin 1946 sonrası içine girdiği “müdahale edilebilir” demokrasi anlayışı içinde “Bizim çocuklar başardı” noktasından 28 Şubat’a, zamanında dışlanan “varoşların sesi-Milli görüş-İnananlar” çizgisinden son 5.5 yıllık AK Parti iktidarına ve “laik-anti laik kutuplaşmasından” çoğunluk olmadığı düşünülenlerin “her iki seçmenden birinin oyunu” alma gerçeğine kadar üzerinde düşünmemiz gereken çok detay var…

Bütün bunları düşünürken aynı anda şu soruya da cevap aramalıyız “seçkinler iktidarı” yerini “halk adına hareket eder görünen” yeni tip “iktidar seçkinlerine” mi bıraktı? Ve en önemlisi “o iktidar seçkinleri” şimdi nasıl, neden oy kaybediyor ?

Bu noktada “Bu iki kavram arasındaki fark nedir?” sorusundan başlayalım…

Seçkinler her zaman iktidardadırlar, iktidar seçkinleri ise seçkinler sınıfına gerçekte ait olmayan fakat seçim sonucu iktidara gelerek geçici olarak gerçek iktidar sahipleri ile işbirliği yapanlardır. Halkın içinden çıkarlar, iktidar seçkini olarak sınıf atladıklarını ve geldikleri yerde kalıcı olduklarını düşünürler. Hayattaki en büyük yanılgıları budur.

Bir kısmı tutundukları dalda kalırlarken, çoğu kullanılırlar.

Bazıları nadiren varolan iktidarın yapısını değiştirme yolunda adım atabilirler. Örnek istiyorsanız son 50 yılda ülkelerde iktidara gelenlere ve şimdi nerede olduklarına bakın… Veya daha büyük düşünün ve ABD’de “iktidar olan” askeri-endüstriyel komplekse karşı gelmeye çalışan Kennedy’nin başına gelenleri sorgulayın…

Sevgili dostlar, yukarıdaki çıkarımlar sonrası bugünün Türkiyesi’ne baktığımda son 5,5 yıldır hükümet edenler açısından çok önemli bir soru ortaya çıkıyor: Seçkinler iktidarına hizmet etmek için iktidar seçkini mi olacaklar yoksa iktidar seçkini olmayı kabul etmeyip, “gerçek bir halk iktidarı” tesis etmek için mi çalışacaklar?

Son döneme bakarsak AK Parti’nin, iki rolü de iyi oynadığı ve “denge” konumunda kaldığı söylenebilir. İşte kendisine yüzde 46 oy getiren en önemli dinamik de bana göre burada gizli halk adına “yerel seçkinlere baş kaldırır” görünmek ama aynı zamanda “küresel seçkinler” ile işbirliği yaparak “bu gölge oyununu iyi pazarlamak”…

Peki “seçkinler iktidarı” derken, neyi kastediyorum?

“Seçkinler iktidarını” sadece Türkiye içinde aramak çok doğru bir yaklaşım olmaz. Seçkinler iktidarı 1945 sonrası ortaya çıkan sistemin, her tarafını saran “piramit yapının” tepesinden yayılan dinamiktir. Bu iktidarın tamamı üyeleri tarafından bile kavranamaz ve asıl statüko odur.

Bugün iddia edildiği gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet yapısının statüko olduğunu savunup, ulus-devleti yıpratmaya çalışanlar bilerek veya bilmeyerek aslında “küresel büyük statüko”ya hizmet edenlerdir. AK Parti’nin de aslında içine düştüğü, bugün için algılanmayan ama “özellikle küresel” ekonomik kriz sonrası çok sorgulanacak, açmaz da budur… Varolan iktidar bugünün Türkiyesi’nde “asker-yargı-burjuva” merkezli “seçkinler iktidarına”, halk adına kafa tutar görünürken, aslında “küresel olanın” ağına düştüğünü fark etmekte zorlanıyor…

Sonuç: Türkiye’de yerleşik seçkinler iktidarına kafa tutar görünüp, küresel seçkinlere teslim olan iktidarlar, asla gerçek bir “Halk iktidarı” tesis edemezler… Ve en önemlisi “ekonomideki değişim” onları “yerle bir eder”!


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: