Gönderen: gelecekte | Ocak 8, 2009

HALK VE ERGENEKON

OKAY GÖNENSİN’den biz halkın anladığı dilde ergenokon anlatımı,

Üç dalga bir arada
Ergenekon davası, daha ilk soruşturma başladığı andan itibaren iki zıt tepkiyle karşılandı. Türkiye’nin yakın geçmişindeki karanlık noktaların aydınlatılmasını isteyenler ve umut edenler davayı olumlu karşıladı. Buna karşılık bir kesim bu davanın bir “Atatürkçüleri tasfiye” operasyonundan ibaret olduğunu savundu.

Ergenekon davasında sanık ve zanlı durumundaki kişiler üç farklı grupta yer alıyor.

Bunlardan biri, çeşitli şekillerde ve yıllardır, Susurluk da dahil olmak üzere çete faaliyetlerine karışmış ve bir şekilde devlet ya da devletin içinde bulunan kişilerle temasta olanlardır.

İkinci grupta emekli askerler ve bunlarla ilişkili bazı siviller bulunuyor. Bu emekli askerlerden bazılarının birinci gruptakilerle ilişkileri de kendi ağızlarından doğrulanmıştır.

***

Dava sürecinde henüz bu iki grubun ilişkileri tam olarak çözülmüş değildir. Danıştay saldırısı ve bazı suikastlar dolayısıyla bazı “suç ilişkileri”nin belirtileri ortaya çıkmıştır, ama bunların kanıtlandığını söylemek için henüz erkendir.

Üçüncü grupta ise, imkânları dolayısıyla AKP hükümetine en şiddetli şekilde muhalefet etmiş bazı kişiler bulunuyor. Bu gruptakilerin de diğer iki grupla örgütsel ilişkileri kesinleşmiş değildir.

Deniz Baykal da ilk kez dün, bu dava dolayısıyla suç örgütü oluşturmuş kişilerle, tanınmış muhalif kişilerin yan yana konulduğundan söz etti.

***

Dava sürecinde asker kişilerin, görevde oldukları dönemdeki “darbe” girişimleri ele alınmamakta, bu kişilerin emekli olduktan sonraki kargaşalık ve darbe ortamı yaratmayı hedefleyen faaliyetleri soruşturulmaktadır. Ancak dünkü operasyonda bazı muvazzaf subayların da gözaltına alınması, eski olayların da davaya dahil edilmesi ihtimalini güçlendirmiştir.

Bu davanın sağlıklı yürümesi için gözetilmesi gereken önemli bir husus, özenli davranma hususu dünkü operasyonlarda çiğnenmiş gibi görülüyor.

Davanın konusu AKP’ye en şiddetli ve sert muhalefeti yapan kişiler değildir ve olamaz, Türkiye bütün siyasi faaliyetlerin serbest olduğu bir ülkedir. En azından öyle olmaya yaklaşmıştır. Bu durumu çiğneyerek siyasi görüşler üzerine kurulu davalar yaratmak demokratik düzende onarılmaz yaralar açar.

***

Dünkü operasyon, özellikle de kovuşturulan üç isim davayı sulandırma hevesinde olanların etkin olabildiğini gösteriyor. Prof. Yalçın Küçük, Prof. Kemal Gürüz ve Sabih Kanadoğlu’nun “çete” örgütlenmelerinin içinde yer aldıkları iddiasını inandırıcı bulmak güçtür. Eğer bu üç isim, muhalif kimlikleri dolayısıyla davaya katılmak isteniyorsa sadece Ergenekon davası en ağır şekilde sulandırılmış olmakla kalmaz, ülke de çok tehlikeli bir yola sokulmuş olur.

Ergenekon davası ancak en geniş ve açık demokratik kurallar içinde yürütülürse yakın geçmişimizin karanlıklarını geride bırakabiliriz. Bu dava dolayısıyla başka hedefler yaratmaksa, ancak bu karanlıkları yarına da taşıyacaktır.

Diğer bir yazı da ODATV.COM’DAN

BİZ HALKIN ANLAYACAĞI DİLDEN İKİ YAZI

ERGENEKON SORUŞTURMASI’NIN AŞURE ÇORBASIYLA NE İLGİSİ VAR?

Ergenekon soruşturması başladığında tüm Türkiye umutlandı. Sanıldı ki; Türkiye’deki başta faili meçhul cinayetler olmak üzere karanlık olaylar bir bir açığa çıkarılacaktı.
Ancak umutlar sonraki günlerde yerini kuşkulara bıraktı.
Her dalgada gözaltına öyle birbirinden farklı isimler alındı ki, bu isimlerin bir arada olması çok tartışıldı. Kamuoyunca değer verilen fikir ve düşünce adamları, emekli paşalar, karanlık isimlerle aynı listeye konuldu.
Yani her Ergenekon gözaltısında bir “mönü” hazırlanıyordu ve bir bakıma  “aşure çorbası” gibi servise sunulmaya başlandı.
Örnek vererek anlatalım; son gözaltıları analiz edelim…
Bakınız; Prof. Dr. Yalçın Küçük, emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, emekli Orgeneral Kemal Yavuz ve YÖK eski başkanı Kemal Gürüz gibi isimlerin yanına, Susurluk davasının önemli sanıklarından Eski Özel Harekat Dairesi’nden İbrahim Şahin konuluyor.
Yetmiyor bu operasyonun içinde birkaç bomba ve silahın da konulması gerekiyor. Bu da yapılıveriyor.

Kuşkusuz  Ergenekon soruşturması ve davasının nasıl sonuçlanacağına hukuk karar verecek.
Ancak her operasyonda bu tür bir “mönü”nün sunulması hayli ilgi çekiyor.
Sanki ‘kamuoyunda saygın isimlerin karanlık isimlerle işbirliği halinde göstermeye çalışılıyor’ yorumlarına neden oluyor.
Buna dikkat çeken isimlerden biri de CHP lideri Deniz Baykal.

Ne dedi düzenlediği basın toplantısında Deniz Baykal, hatırlayalım:

 

 

“Parsel parsel adalet olmaz,  adalet bir bütündür. Dalga dalga başı belli değil sonu belli değil, aşama aşama tutuklamalarla bir dava ve hukuk yerine getirilmez, bir siyasi hesaplaşma sürdürülür. Bugün maalesef yaşanan da budur.

 

Bu davanın içinde yer alan toplumun saygın isimlerden hesap sormanın yanı sıra, çeşitli mafya ilişkileri içinde olan insanları aynı sepete koyup onları harcama planı birlikte götürülüyor.

 

Bu dava için niçin özel bir mahkemede yargılama gerçekleştiriliyor? Eğer sadece mafya ilişkileri dolayısıyla Türkiye’de çok normal mahkemeler var oraya götürülebilirdi. Türkiye’de mafya olağanüstü önlemler alınması gereken bir noktada değil. Bu ilgi, bu anlayış, Silivri düzeni, o mafya ilişkileri içinde yer alan insanlardan dolayı mı yoksa toplumdaki değerli kişiler açısından mı bir ihtimam gösterilmektedir?”

Bunlar yetmiyormuş gibi; Sisi lakaplı ünlü menajer Seyhan Soylu, oyuncu Nurseli İdiz bile bu soruşturma çerçevesinde gözaltına alındı.
Magazin dünyası, TNT kalıpları, el bombaları, tüfekler de girince ‘vay be!’ dedirtecek bir manzara ortaya çıktı. Sağ olsun yandaş medya da; bu listenin oluşmasında azami bir gayret sergiledi, hedef gösterdi, kamuoyunu manipule etti.

Yani Baykal’a göre, kamuoyu nezdinde genel bir kanı, yaftalama ve yıpratma politikası yürütüldü. Bu aslında Türkiye’de son süreçte yaşadığı psikolojik harbin en önemli unsuru oldu.

Uzun lafın kısası; bizden size hiçbir yerde bulamayacağınız (!) ‘aşure çorbası’ misali Ergenekon tarifi, afiyet olsun:

1 ölçek Susurlukçu
3 ölçek bomba (el bombası makbuldür), TNT, tüfek ve fünye
10 ölçek muhalif aydın isim
Bu ölçeklerde verdiğimiz malzemeleri iyice karıştırdıktan sonra, sabah erken saatlerinde tüketebilirsiniz.

 

Barış Pehlivan

Odatv.com

 


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: